Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2021, Cilt 19, Sayı 2, Sayfa(lar) 108-121
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Sigara Kullanımı Serum Vitamin D ve İnflamasyon Belirteç Düzeyleri ile ilişkili midir?
Celal Kurt1, Sembol Yıldırmak2, Murat Usta2, Ömer Emecen2
1Fatsa Devlet Hastanesi, Biyokimya Laboratuvarı, Ordu, Türkiye
2Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı, Giresun, Türkiye
Anahtar Kelimeler: vitamin D; sigara kullanımı; inflamasyon
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı kronik sigara kullanımının serum vitamin D ve bazı inflamasyon belirteçleri düzeyleri ile olası ilişkilerini araştırmaktır.

Gereç ve Yöntem: Serum 25(OH)D vitamini (VD), C-reaktif protein (CRP) ve tam kan sayımı istemi yapılmış 76 kadın ve 34 erkek toplam 110 gönüllü yetişkinin sigara kullanımı öyküsü sorgulandı. Laboratuvar verileri Hastane Bilgi Yönetim Sistemi’nden alındı. Sigara kullanan ve kullanmayan tüm gruplar ile bunların kadın ve erkek alt gruplarında yaş, vücut kitle indeksi (BMI), açık havada kalma süresi, lökosit ve alt grupları, trombosit, ortalama trombosit hacmi (MPV), nötrofil lenfosit oranı (NLR), trombosit lenfosit oranı (PLR), CRP ve VD düzeyleri karşılaştırıldı. VD düzeyleri ile bu parametrelerin korelasyonları, kategorize VD düzeylerinde demografik ve laboratuvar verilerinin karşılaştırılması ve cinsiyetlere göre dağılımları araştırıldı. İstatistiksel anlamlılık p< 0,05 (two-tailed) düzeyinde değerlendirildi.

Bulgular: Sigara içenlerin sigara kullanma süresi 16,4±12,7 (1-50) yıl idi. Sigara içen (n=40) ve içmeyen (n=70) grupların yaş, BMI, açık havada kalma süresi, CRP ve VD düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmadı. Sigara içen toplam grupta lökosit ve nötrofil sayıları içmeyen gruptan anlamlı yüksek idi (Her ikisi de p=0,001). Kadınlarda; nötrofil sayıları, yüzdesi ve NLR sigara içenlerde (n=22) içmeyenlere (n=54) göre anlamlı yüksek; lenfosit yüzdesi anlamlı düşük bulundu (sırasıyla p=0,011; p=0,005; p=0.017; p=0,031). Erkeklerde; lökosit, nötrofil ve lenfosit sayıları sigara içenlerde (n=18) içmeyenlere (n=16) göre anlamlı yüksek idi (sırasıyla p=0,013; p=0,031; p=0,022). Sigara içen kadınlarda nötrofil yüzdesi ve NLR içen erkeklerden yüksek (sırasıyla p=0,004; p=0,011); lenfosit ve yüzdesi düşük bulundu (sırasıyla p=0,030; p=0,028). Sigara içmeyen erkeklerin VD düzeyleri içmeyen kadınlara göre anlamlı yüksek idi (p=0,003). MPV değeri hiçbir grupta fark göstermedi. Sigara içmeyen tüm grupta (n=70) VD düzeyleri ile açık havada kalma süresi arasında zayıf ancak anlamlı korelasyon bulundu (rs=0,249; p=0,038). Sigara içen tüm grupta VD düzeyleri ile lenfosit yüzde değerleri arasında pozitif yönde; nötrofil yüzdesi ile negatif yönde zayıf korelasyon (sırasıyla rs=0,322; p=0,043 ve rs=-0,313; p=0,049) saptandı. Sigara içen erkekler grubunda VD düzeyleri ile lökosit sayıları arasında anlamlı negatif korelasyon bulundu (rs= -0,564; p=0,015). VD düzeyi <20 ng/mL‘nin altında olan kadın frekansı erkeklere göre anlamlı yüksekti (p=0,011). Açık havada kalma süresi, VD düzeyi <20 ng/mL olan grupta 20-29 ng/mL olan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı kısa ve ≥30 ng/mL olan gruba göre ise istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte dikkate değer şekilde kısa idi.

Sonuç: Kronik sigara kullanımı serum VD ve CRP düzeylerinde bir değişikliğe neden olmaz iken toplam içicilerde lökosit ve nötrofil sayısını ve erkek içicilerde ilaveten lenfosit sayısını artış yönünde etkilemektedir. Sigara dumanının içerdiği immünomodülatör kimyasal ve gazların inflamatuvar reaksiyona yol açması ve sonuçta ortaya çıkan hücresel savunma mekanizması bu artşa yol açmış olabilir. Sigara içmeyen erkeklerin serum VD düzeylerinin içmeyen kadınlara göre anlamlı yüksek bulunması çalışma yaşamına katılım ve giyim tarzı ile ilişkilendirilebilir. Sigara içmeyenlerde açık havada kalma süresi ile VD düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyon bulunduğu halde sigara içenlerde bulunmaması, sigara kullanımının kutanöz VD sentezini olumsuz etkilediğini düşündürmektedir. Olguların % 73.6’ının 30 ng/mL’nin altında VD düzeyine sahip olması bölgemizde dışarıdan VD takviyesinin gerekli olduğunu göstermiştir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim