Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2003, Cilt 1, Sayı 3, Sayfa(lar) 109-117
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Prehepatik Portal Hipertansiyonlu Ratlarda Propranolol ve Octreotide Tedavisinin Karaciğere ve Vasküler Endotel Üzerine Etkisi
Ahmet Var1, Yeşim Güvenç1, Ece Onur1, Kemal Özbilgin2, Gülşen Giray2, Özer İlkgül3, Zeki Arı1
1Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya AD, Manisa
2Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji AD, Manisa
3Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD, Manisa
Anahtar Kelimeler: Portal hipertansiyon, serbest radikaller, endotelyal disfonksiyon, octreotide, propranolol
Özet
Amaç: Portal hipertansiyon (PHT), portal basıncın patolojik düzeylere yükseldiği, hemodinamik değişikliklerle karakterize, sık görülen bir klinik sendromdur. PHT patogenezinde oksidan stresin bir mediyatör olduğu bilinmektedir. Tedavisinde portal kan akımını azaltıcı etkisi bulunan b-Blokörler (propranolol), somatostatin ve uzun etkili somatostatin analogları (octreotide) kullanılabilmektedir. Çalışmamızda PHT tedavisinde kullanılabilen propranolol ve octreotide’in oksidan strese olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, karaciğerde myeloperoksidaz (MPO), malondialdehit (MDA), Nitrik Oksit (NO) ve histokimyasal olarak indüklenebilir NOS (i-NOS) ve endotelyal NOS (e-NOS) düzeyleri araştırılmıştır

Gereç ve Yöntem: Ağırlıkları 200-240 g olan 58 adet erkek Wistar rat, rastgele seçilerek dört gruba ayrılmıştır. Cerrahi girişimler, IM ketamin anestezisi (50 mg/kg) altında gerçekleştirilmiştir. Gruplar; Sham (Grup I), PHT (Grup II), PHT + octreotide (Grup III), PHT + propranolol (Grup IV) şeklinde oluşturulmuştur.

Grup II, III ve IV’e sekiz hafta boyunca prehepatik portal hipertansiyon indüklenmesi yapılmıştır. Sekiz hafta sonra, bütün denekler servikal dislokasyon yöntemi ile sakrifiye edilerek laparotomi yapılmıştır. Tüm gruplarda, dokuda MDA TBARS yöntemine göre, MPO Wei ve arkadaşlarının tanımladığı yöntemle spektrofotometrik olarak, NO Griess yöntemi ile, i-NOS ve e-NOS da histokimyasal yöntemler ile araştırılmıştır.

Bulgular: Grup II (PHT)’de MDA, MPO ve NO düzeyleri, grup I (sham)’e göre yüksek bulunmuştur (sırasıyla p<0.001, p<0.05, p<0.05). Octreotide uygulanan PHT’lu grup III’te MPO düzeyleri, grup II (PHT) ve IV (PHT+propranolol)’e göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (sırasıyla p<0.01, p<0.05). Propranolol uygulanan grup IV’te NO düzeyleri, diğer portal hipertansiyon grupları olan II ve III’den anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Grup I’de karaciğer endotelyal hücrelerde zayıf e-NOS immunoreaktivitesi gözlenirken, aynı aktivite parankimal hücrelerde gözlenememiştir, ancak PHT + propranolol uygulanan grup IV’te e-NOS immuno-reaktivitesi parankimal hücrelerden daha fazla bulunmuştur. Grup I (Sham)’de i-NOS immunoreaktivitesine her iki hücre grubunda da rastlanmamıştır. Grup II’de parankimal hücrelerde ve perivasküler alanda i-NOS immunoreaktivitesinde artış saptanmıştır. Grup III’de i-NOS immunoreaktivitesi ılımlı, grup IV’te ise yüksek derecede artmış olarak bulunmuştur.

Sonuç: PHT tedavisinde kullanılan iki farklı preparattan octreotide’in nötrofil aktivasyonunu arttırarak MPO etkisi aracılığı ile, propranolol’ün ise NO üzerinden, PHT’da oksidan stresi arttırarak etkili olduğu görülmüştür. Propranolol verilmesi histokimyasal açıdan i-NOS düzeylerinde e-NOS’a göre daha belirgin artışa neden olmuştur. i-NOS düzeyleri ile birlikte NO düzeylerinde de artışın saptanması, propranolol uygulanmasının sitotoksik etkili endotelyal disfonksiyona yol açabileceğinin histokimyasal ve biyokimyasal olarak kanıtı olarak kabul edilebilir. Sonuç olarak; istenmeyen yan etkilerinden dolayı bu iki preperatın portal hipertansiyon tedavisinde dikkatli kullanılması gerektiği düşünülmektedir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim