Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2005, Cilt 3, Sayı 3, Sayfa(lar) 109-115
[ İngilizce Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ]
Plasminojen Aktivatör İnhibitör Tip I, İnsülin Direnci ve Android Obezite
B.A. Şentürk1, F. Üstüner1, S. Aksu1, Z. Sülek2
1Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya ve Klinik Biyokimya Bölümü, İzmir
2Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği, İzmir
Anahtar Sözcükler: PAI-1, fibrinolizis, abdominal obezite, BKO, insulin direnci, HOMA

Amaç: Plasminojen aktivatör inhibitör - 1 (PAI-1) obez bireylerde yüksek düzeylerde saptanan bir fibrinoliz inhibitörüdür ve aynı zamanda bağımsız kardiyovasküler risk faktörlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı obez bireylerdeki PAI-1 düzeylerinin belirlenmesi ve PAI-1 düzeylerinin bazı metabolik parametreler ile ilişkisinin incelenmesidir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmada 44 obez (27 kadın, 17 erkek; VKI 37±5 kg/m2) ve kontrol grubu olarak 24 obez olmayan (15 kadın, 9 erkek; VKI: 23±2.6 kg/m2) bireyin açlık glukoz, insülin, lipid profili ve PAI-1 düzeyleri ölçülerek değerlendirildi. Vücut yağ dağılımı, vücut kitle indeksi (VKI) ve bel-kalça oranı (BKO) hesaplanarak değerlendirildi. İnsülin duyarlılığı açlık insülin ve glukoz düzeylerinden hesaplanan HOMA förmülü kullanılarak değerlendirildi.

Bulgular: Obez bireylerdeki PAI-1 (p<0.03), total kolesterol (p<0.001), LDL- kolesterol (p<0.001) ve fibrinojen (p<0.01) düzeyleri kontrol grubuna göre belirgin olarak yüksek saptandı. Obez bireylerde glukoz düzeyleri ile PAI-1 düzeyleri korele bulundu (p<0.005, r=0.421). İnsülin direnci olan obez bireylerin PAI-1, glukoz, insülin düzeyleri ve VKI'leri insülin duyarlı gruba göre belirgin yüksekti. Abdominal obezitesi olan bireylerin PAI-1, glukoz ve insülin düzeyleri periferal obezitesi olan bireylerden ve kontrol grubundan yüksek saptandı.

Sonuç: Plazma PAI-1 konsantrasyonları BKO ve insülin direnci ile direkt olarak ilişkilidir ve bu ilişki abdominal obezitesi olan bireylerde gözlenen artmış kardiyovasküler riske katkı da bulunabilir.


[ İngilizce Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ]
Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim