Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim  
2008, Cilt 6, Sayı 3, Sayfa(lar) 099-107
[ İngilizce Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ]
Tip 1 ve Tip 2 Diyabetik Hasta Serumlarında Oksidatif Stres ve Leptin Düzeylerinin Üncelenmesi
Cemile Koca1, Nilgün Altan1, Aylin Sepici Dincel1, Funda Kosova1, Duygu Şahin1, Metin Arslan2
1Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Ankara
2Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Ankara
Anahtar Sözcükler: Diyabet, oksidatif stres, leptin

Amaç: Çalışmamızda, tip 1 ve tip 2 diyabetin patogenezinde oksidatif stresin rolü ve leptinin olası etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Materyal ve Metod: Denekler dört gruba ayrıldı; 20 tip 1 diyabet, 40 tip 2 diyabet, 10 genç kontrol (tip 1 diyabetin kontrolü), 10 yaşlı kontrol (tip 2 diyabetin kontrolü) dahil edildi. Ürik asit ve albumin düzeyleri serum örneklerinde otoanalizör ile, enerji homeostazı hormonu olan leptin düzeyleri Eliza yöntemi ile, serum bakır çinko düzeyleri atomik absorbsiyon spektrofotometresi ile, antioksidan durumun göstergesi olarak süperoksit dismutaz (SOD) enzim aktivitesi ve lipid peroksidasyonunun göstergesi olarak malondialdehit (MDA) ve lipid hidroperoksit (ROOH) düzeyleri ile incelendi.

Bulgular: Çalışmamızda dikkat çekici sonuçlardan biri; tip 1 diyabet grubu kendi kontrol grubu ile kıyaslandığında, MDA ve ROOH değerlerinin anlamlı bir şekilde arttığı, SOD aktivitesinin anlamlı bir şekilde azaldığı gözlendi. Tip 2 diyabet grubu kendi kontrol grubu ile kıyaslandığında ise, ROOH değerlerinin anlamlı bir şekilde arttığı, MDA düzeylerindeki artışın istatistiksel olarak anlam ifade etmediği, SOD aktivitesinin anlamlı bir şekilde azaldığı gözlendi. Leptin düzeyleri açısından gruplar kendi kontrol grupları ile karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı fark bulunamadı ancak tüm gruplarda leptin ile vücut kitle indeksi (VKÜ) arasında güçlü bir ilişki olduğu görüldü.

Sonuç: Diyabet, leptin ve oksidatif stres üçlüsü arasındaki ilişki oldukça kompleks ve çözümü zor bir problem gibi durmaktadır. Dolayısıyla ileride daha geniş hasta populasyonu kullanarak ve daha fazla veri tabanı oluşturularak yapılacak çalışmaların konunun açığa kavuşmasında rol oynayabileceği düşünülmektedir.


[ İngilizce Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ]
Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | İletişim